Pardon, bi’şey mi dediniz?

‘’İletişimdeki en büyük sorun, gerçekleştiği yanılsamasıdır.” – George Bernard Shawimage003

Hayatımız büyük oranda iletişim üzerine kurulu, bunu biliyoruz. Hatta çoğumuzun işi de öyle. Ya gün boyu telefonda birilerini dinliyoruz, servis yaparken gülümseyerek bir şeyler konuşuyoruz – mesela garsonlar, kimi işlerde konuşmaktan çok dinliyoruz – mesela psikologlar, kimisinde sert ve emin bir şekilde sürekli açıklama yapmak gerekiyor – avukatlar, ya da sadece iş kapabilmek için yazılı, sözlü birçok farklı şekilde iletişim içinde olmamız gerekiyor insanlarla.

Derya deniz bir konu iletişim, ama başka yazılarda daha ince detaylara girmeden önce yapılabilecek en güzel başlangıçtır bu konu, zira her şeyin temelidir aslında. Gerek iş gerek özel hayatımızda birçok faktörün oluşmasında, süreçlerin iyi ya da kötü yönde ilerlemesinde ve ilişkilerimizin nasıl şekilleneceğinin belirlenmesinde etkin bir rolü olan iletişimi anlamak bize birçok kapıyı açacaktır.

Peki ama nedir bu iletişim dediğimiz şey tam olarak. Türk Dil Kurumu’nda gayet açık bir şekilde tarif edilmiş aslında; ‘Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması.’ Duygu, düşünce ve bilgileri şimdilik geçelim, bu açıklamada en fazla ‘her türlü yolla’ noktasına dikkat vermemiz gerekiyor. Her türlü yol derken üzerinde konuşulabilecek pek çok şey var tabii ki; birebir sözlü iletişimler, mail ya da mektup gibi yazılı iletişimler, sosyal medya vs. Ama gelin şimdi sadece birebir, yüz yüze iletişimlerimizdeki alt kırılımlara bakalım, takdir edersiniz ki en çok etkileşim içinde bulunduğumuz iletişim şekli bu olmasına rağmen bu konuda en yanlış varsayımlar üzerinden gittiğimiz de acı bir gerçek. Nedenini de hemen aşağıda gösteriyorum:

Screen Shot 2015-11-27 at 17.42.29Bugüne kadar hep kullandığımız kelime seçimlerinin önemi üzerinde durduk, düşündük ve hatta kafa patlattık. Evet, bu çok önemli ve üzerinde yine konuşulması gereken bir konu ama belki de bu şekilde düşünerek yıllardır etkili iletişimler kurduğumuzu düşündük. Birisini ikna etmek için, bize güvenebilmelerini sağlamak için, en çok da bir hizmeti, ürünü satabilmek için sadece cümlelerimizi düzeltmeye çalıştık. Hâlbuki grafikte de göreceğiniz gibi insanlarla kurduğumuz iletişim %93’ü aslında sözsüz iletişim şekillerinden oluşuyor. Yani biz kelimelerinden ziyade karşımızdakinin duruşundan daha çok etkileniyoruz, sesini kullanma şeklinden daha çok etkileniyoruz.

O halde kendimizi bu anlamda nasıl değerlendireceğiz de üzerinde çalışıp kendimizi geliştireceğiz? Öncelikle başkalarını gözlemlemekle başlayın derim ben. Özellikle de bu anlamda gerçekten güçlü olduğuna inandığınız tanıdık veya tanımadık kişileri düşünün, neyi sizden farklı yapıyorlar. Farklı ortamlar ve farklı konuşmalarda, konuştukları farklı kişilerde seslerini ve bedenlerini nasıl kullanıyorlar ve bunları konuşmalarıyla nasıl destekleyip daha etkileyici bir hale getiriyorlar. Size bir ürün satmaya çalışan insanları düşünün mesela, mutlaka denk gelmişsinizdir. Nasıl yaklaşanlara daha açık olabilirken, nasıl davrananlara baştan kapınızı kapatıyorsunuz. Kimisinde kapınız açıkken bile bir süre sonra vazgeçiyorsanız neden böyle olduğunu bir düşünün – tabii tüm bunları yaparken ürün bazlı düşünmeyin. Sadece insanların davranışlarına, konuşmalarına odaklanın.

Ve sonra da yakın çevrenizden kendinizle ilgili geri bildirim isteyin, kendinizle ilgili hiç tahmin edemeyeceğiniz yorumlar duyabilirsiniz. Kabul edin ya da etmeyin hepsini dinleyin ve kendi içinizde değerlendirin. Gözlem ve bireysel farkındalık tüm değişimlerin ve gelişimlerin temelini oluşturuyor.

Bu arada kesinlikle kelimelerin gücünü de yadsımıyorum, bu yazıdan yanlış bir çıkarım yapılmasını hiç istemem. Mesela şahsen ‘Teşekkür ederim’ ve ‘İhtiyacım var’ sözlerinin sihirli güçleri olduğuna inanırım ben. İsteyen olursa bunların ve diğer bazı kelime ve kelime gruplarının kullanımları ile ilgili de bir yazı paylaşabilirim.

Sevgilerimle…

Örgütsel Psk. Sibel Karamaraş

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir